Modernizm


Ludwig Mies van der Rohe’in tasarımı “Farnsworth Evi” (1946-1950) 

Mimari olarak geçmiş ve bugüne baktığımızda toplumların kendi yaşantılarına göre mimari yapısı oluşmuş tarihi bir çok yapıyı sınıflandırabiliriz.Ama 1900’lü yılların başında değişim rüzgarlarının’da kasıp kavurduğu dünyamızda sanat akımlarından mimari akımlara kadar bir çok anlayışta değişmiştir ve modernizmde işte tam bu sırada ortaya çıkmıştır.
Modernist mimarinin temel köşetaşları olarak korunmasız bırakılmış çelik ile basit ve arı geometrik biçimleri sayabiliriz. Tasarımda temel ilkelerden birini de ‘az ama öz’ diye özetleyebileceğimiz ‘less is more’ ilkesi oluşturuyor. Genel çizgilere bakıldığında, binalar genellikle kare biçiminde tasarlanırken, çok sınırlı bir renk skalası kullanılıyor. Evlerin iç mimarisi de genellikle dış yüzeyin bir yansıması oluyor: Açık plan, çok az dekorasyon ve işlevsel mobilya. Elbette modernizm dönemi itibarıyla son derece yenilikçi ve devrimci bir hareketti ve bu hareketin savunucusu olan mimarlar, bu anlayışın gelecek kuşaklar üzerinde bu kadar etkili olacağını bilemezlerdi.

TRT’DE HAZIRLANMIŞ OLAN MODERNİZM MİMARİ HAKKINDA GÖRSELİ MUTLAKA İZLEYİN.

Comment
Name
Email